Eki
05
2009
2

Gün 8: Ne oldum değil ne olacağım demeli

DSC_0136

Önce başlığı açıklayarak başlamak istiyorum sözlerime. Melbourne geldiğimizden beri o davet senin bu davet benim karnımız tok sırtımız pek geziniyorduk. Artık Türkiye’den getirdiğimiz yemeklerde tükendi. Bugün domates peynir yemek bizlere özümüzü hatırlattı=)

  05.10.2009 TSİ: 14.15 ASİ: 22.15

Bugün aslında güne biraz bozuk başladık. SAGUAR ile bugün buluşmanın hayalini kuruyorduk. Hatta ve hatta gece 11 kişinin 10’u uyumadı diyebilirim. Bir heyecan vardı ama kimse belli etmiyordu. Birde camın kenarında internet bulma çabalarımız git gide artınca bütün gece uyumadık.

Saat 10 gibi SAGUAR’ı bugün alamayacağımızı öğrendik. ATA karnesi işlemleri yarın sabah tamamlanacakmış. Bizde biraz bozulduk ilk başta ama baktık olacak gibi değil sokaklara çıkalım kafa dağıtalım dedik. Önce Avustralya Melbourne Formula 1 pistine gittik. Albert Park’a gittik. Deniz kenarında bol bol fotoğraf çektik birde ufak bir piknik yaptık. Hava inanılmaz soğuk. Avustralya dedik soğuk olmaz dedik ama yanıldık. Burada daha tam olarak yaz başlamamış. Buranın insanları bu duruma alışkın oldukları için hep kısa kısa giyiniyorlar ve üşümüyorlar. İlginç insanlar doğrusu. Neyse biz üşürken pikniğimizi yaptık. Yemeklerimiz biter bitmez kalktık. Hani yemeklerimizi yedik ya karnımızda doydu. İyice yoldan çıktık. Bağıra bağıra şarkı söylemeler, muhabbetler, eğlenceler. Arabalarımıza bindikten sonra kısa bir süreyle nereye gidelim yav napalım dedik. En son Sprit of Tazmania sahilinde karar kıldık. Okyanus kıyısı. Ama orası daha da soğuktu, birkaç hatıra fotoğrafının ardından otelimize doğru tekrar yola çıktık.

Bu kadar dinlenmekten kendim adına konuşayım ( ki çoğu arkadaşım benim gibi düşünüyor) sıkıldık. Artık SAGUAR ile buluşup artık çalışmak istiyorum/z. Bakalım yarın artık SAGUAR ile kavuşuyoruz birbirimize. Umarım yarın daha güzel detaylarla yanınızda oluruz. Görüşmek üzere..

Eki
05
2009
2

Gün 7: Bugün pazar dinlenme zamanı

04.10.2009 TSİ:19.30 ASİ:03.30

Bugün Avustralya halkına uyup bizde tatil yaptık. Her yer Pazar günleri kapalı olduğundan bizde neredeyse bütün gün uyuduk. Bu ilk günler biraz eğlence gibi oldu ancak bir iki gün sonra yarışın stresini fazlasıyla üstümüzde hissedeceğiz. Bu birkaç günlük ara iyi geldi sanırım hepimize. SAGUAR’I tamamlamak için herkes olağan üstü çabalar sarf etmekten harap ve bitap düşmüştü. Zorlu yarış öncesi dinlenmek, eğlenmek ve enerji depolamak hepimize iyi geldi.

Sanırım saat 18.00 gibi uyandık. Daha önce uyananlar olduğu gibi daha geç uyananlarda oldu tabi. Ancak neden geç uyandık. Dışarıda gezerken Melbourne’lü çılgın gençlere ayak uydurup saati sabahın 7 si etmişiz. Melbourne’lü gençlere ayak uydurduk dediğimize bakmayın. Yine biz bizeydik. Etrafı gezdik. Aramızda İngilizce konuşmaya çalıştık. Sohbet, muhabbet derken saat geçmiş işte=)

Uyandıktan sonra yemek arama derdine koyulduk. Yemeğimizi ve paramızı tasarruflu kullanmak zorundayız. İkisi de ne yazık ki çok az. Belki abartıyor diyeceksiniz ama aynen askeri eğitim. Zorluklarla başa çıkma mücadelesi=) Ama düşünsenize bu yarışı başarılı bir şekilde tamamlarsak; ooffff o zaman ne açlık kalır ne parasızlık (Yarışı başarılı tamamladığımızda bize yemek ve para vermeyecekler yanlış anlamayın=)) ). Sadece bunları unuturuz.

Heeh bak aklıma geldi. Türkiye’de otobanlara girerken gişeler olur ya, buradaki sistem bize göre çok saçma ( alışmadığımız için). Paralı yola girerken yolun üstünde TOLL yazıyor. Paralı olduğunu belirtmek için. Birde bizdeki OGS sistemine benzer bir sistemle parayı alıyorlar. Ancak ne gişe var ne bir şey. Parayı resmen çaktırmadan alıyorlar. Yolun kenarındaki okuyucular sayesinde araba geçtiğinde direk OGS cihazına benzer cihazdan parayı alıyorlar. EE tabi bizde buralara yabancı olduğumuz için nerden bilelim? Girdik yola. Hiç bir şey bilmeden. Hatta o girdiğimiz yolun paralı olduğunu ve sistemin nasıl çalıştığını da dün Naci abi anlatmıştı. O olmasaydı ceza ödeyecektik. Eğer 3 gün içinde öderseniz ceza gelmiyormuş. Bizde sabah olduğunda bu işi halletmeliyiz. Yoksa ceza ödemek zorunda kalacağız.

Bende neden uykum yok diyorum. Sabah SAGUAR’ı almaya gideceğizde ondan. Önce Melbourne limanından SAGUAR’ı ve malzemelerimizi alacağız ve 10 saatlik Adelaide yolculuğuna başlayacağız.

Şenol’da karşımda yatıyor. Uyurken susamlı çubuk kraker yiyor=)) Dediğime bakmayın uyanık tabi ki.

Yarın güzel gelişmelerle birlikte oluruz umarım=)))

Eyl
29
2009
3

SAGUAR AVUSTRALYA YOLCULUĞUNA BAŞLADI..

İki yıl gibi uzun ve bir o kadar da kısa zamanda; SAGUAR, uzun emekler, uykusuz geçen geceler, kaçırılan dersler ve hiç bir zaman fedakarlıktan çekinmeyen SAİTEM ailesine 27.09.2009 sabahı veda ederek Avustralya yolculuğuna başladı.

SAGUAR

Çoğu zaman imkansız gibi görünse de azmin ve inancın ürünü olarak hayata geçirilen SAGUAR projesi, bugün ekibimiz için büyük bir gurur kaynağı olarak binlerce kilometre uzaklıkta tüm Türkiye’nin heyecanla beklediği  GLOBAL GREEN CHALLENGE’ da bizleri temsil edecek.
100_9702

SAİTEM ailesi; SAGUAR’ın her aşamasında yaşanılan tüm aksiliklere ve engellere rağmen, bugün hepimizin gurur kaynağı oluşunu tüm ona inanan ve desteklerini hiç bir zaman esirgemeyen sponsorlarına ve destekleyenlerine sonsuz teşekkürlerini sunuyor.

Türkiye’nin Güneş Arabası SAGUAR ile hedefimiz , Avustralya’ya ve tüm Dünya’ya yaratıcı TÜRK gençlerinin varlığını bir kez daha hatırlatmak. Bu gurur ve şerefle yolumuza çıkan tüm engelleri  inancımızla ve azmimizle aşacağız.

SAGUAR’a şimdiden kazasız ve sorunsuz bir yarış diliyoruz.

Dualarımızla, iyi dileklerimizle ve her zaman büyük bir aile olmanın verdiği onurla hayırlı yarışlar, bol şanslar.

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel