Oca
29
2010
2

Yeni Bir Dönem Başlıyor

Uzun zamandır Blog’umuza verdiğimiz aradan dolayı özürlerimizi kabul etmenizi rica ediyorum. Ne kadar dolu dolu bir yılı geride bıraktık değil mi? Fuarlar, hazırlıklar, sponsorluk çalışmaları, ailemize katılanlar, tasarım, üretim çalışmaları, Shell Eco Marathon, basın lansmanı, GLOBAL GREEN CHALLENGE…
Şöyle bir geriye baktığımızda dolu dolu ve başarılı bir yılı geride bıraktığımızı düşünüyorum.

2009 Shell Eco Marathon’dan sonra asıl zorlu süreç başladı. Çünkü daha önce hiç katılmadığımız hatta hiçbir Türk takımının katılamadığı Avustralya Global Grenn Challenge’a hazırlıklar hızlandı. 2009 SEM’den sonra daha dinlenmeye bile vakit bulamadan final sınavlarına girdik. Final sınavlarından çıktık daha dinlenemeden GGC hazırlıkları başladı. GGC’yi tamamladık, Türkiye’ye geldiğimizde yine bizleri sınavlar bekliyordu. SAİTEM üyelerinin üzerindeki yorgunluğu tahmin edebilirsiniz. Gerçekten çok hızlı bir sene geçirdik.

Acısıyla tatlısıyla dolu dolu bir sene geçti. Sonuç olarak elimizde ne mi var? İleriki yıllar için bizi umutlandıran, heycanlandıran, içimizdeki isteği daha da kuvvetlendiren başarılar var. Arkamıza dönüp baktığımızda, geleceğe umutla bakabiliyoruz.

Sadece Üniversitem ya da ekibim adına kazanılmış başarılar olarak görmüyorum bu yapılanları. İnanıyorum ki bu tüm Türk gençlerinin başarısı.

Üzerimizdeki yorgunluğu bir nebze atmak ve projelerimize daha dinç kafayla dönüp daha yüksek hedeflere ulaşabilecek projeleri yapabilmek için 2010 Shell Eco Marathon’a katılmama kararı aldık. 2010 bizim için kendi eğitimimize yöneldiğimiz ve ekibimize yeni gelen arkadaşlarımıza tecrübelerimizi aktardığımız bir yıl olacak. Bu sayede ekibimizin devamlılığını sağlayarak gelecek projelerimize daha emin adımlarla ilerleyebileceğiz. 2011’de ise kendini yenilemiş ve daha güçlü olarak geri döneceğiz.

2010’da Shell Eco Marathon’a katılmazken TÜBİTAK’ın düzenlediği Formula G yarışlarına 1 sene aradan sonra tekrar katılmaya karar verdik. Bu seneki yarışa iki aracımızla katılıyoruz. Avustralya’da yarışan aracımız SAGUAR ve ondan bir önceki modelimiz SAGUAR X7’nin yeni versiyonu SAGUAR X∞ ile katılacağız. SAGUAR X∞’u bir eğitim üssü gibi kullanarak ekibimize yeni katılan arkadaşlara emanet ettik. Bu sayede arkadaşlarımız eğitimlerini uygulamalı olarak alarak gelecek yıllardaki projelere tüm donanımları hazır halde başlayacaklar.

Bu sırada ekip üyelerimiz 2011 Shell Eco Marahon ve Global Green Challenge hazırlıklarına başlayarak iki senelik bir proje takvimi oluşturuyorlar. Proje takvimlerinin oluşmasından sonra çalışmalara hız verilerek sağlam adımlarla iki senelik bir hazırlık içine gireceğiz.

Tabi bu kadar çalışmanın ardından mezun olan arkadaşlarımız oldu. Burada hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

Fazlı Fatih Melemez, Erdem Güven, Mehmed Akif Özkaya, Salih Çakır ( nam-ı diğer Salih Amca), Damla Kaplan, Ayşe Nisanur Tok. Buraya isimlerini yazarken bile hepsini düşünürken yüzümde ayrı ayrı gülümseme oluşuyor.
Birkaç aya mezun olacak Tarık Akkoyunlu, Ahmet Sabah.

Hiçbir zaman kopmayacağımızı bilerek, gençlerle birlikte bıraktıklarınızın üstüne bir şeyler koymak için çalışacağız.

Haydi bakalım gençler yapacak çok işimiz var…

En kısa zamanda görüşmek Üzere.

Yaziyi gonderen MehmetBurakMISIRLI in: SAITEM |
Oca
05
2010
4

SAİTEM’li Olmak

SAİTEM’e başvurduğum 2005 yazından itibaren iyisiyle kötüsüyle 3 seneyi geçtim, ilk ekibe girdiğimiz zaman SAİTEM’in kurumsal temelleri atılıyordu. Efsane başkan Barış abi, Action man Hüsnü abi ve Emektar Ersin abi. Onlar bize çok güzel bir emanet bıraktılar. SAİTEM’in daha yeni kurumsal yapıya geçtiği dönemlerdi ve hepimiz için zor bir süreçti, yapılan projelerin bugüne nazaran daha kolay olmasına rağmen ben ilk 2007 de olduğu kadar hiç zorlanmadım. Teknik açıdan zayıftık, sanayiye ilk defa bu denli açılmıştık, ekonomik altyapımız zayıftı ama herşeyden önce bize abilerimizden gelen bir cesaret vardı. Başlangıçta buna cahil cesareti dediler, sonra işi öğrendik aptal cesareti dediler. Aynı zamanda SAİTEM’li olmanın getirdiği bir yılmazlık, azim ve karşısındaki adamı pes ettiren bir inatçılık vardı. Pes etmezdik inatla saldırır en umutsuz anda birbirimizden güç alırdık. Hiç durmadan aknlar yapardık ve işin kritik gününde nedense hep işi çözerdik. Bilmediklerimizden korkmazdık, öğrenmeye çalışırıken korkutmaya çalışanlara bakmaz yolumuza devam eder, iş bittikten sonrada biz ne yaptık der işe bakar birbirimize gülerdik.  Her başarı sonrasında bir üstüne gözleri diker nedense dinlenmeyi düşünmezdik. Yarış sonrası diğer ekipler gezerken biz seneye ne yapıcaz onu konuşmaya başlardık, piskopatça gelebilir ama bundan zevk alırdık. Avustralya’ya gitmeye karar verdiğimizde bu işin zor olduğunu biliyorduk. Son aylara yaklaştıkça herkez daha gergin daha endişeli olmaya başlamıştı herkeste içten içe bir korku vardı ama kimse bunu seslendirmiyordu çünkü birbirimize baktıkça cesaret alıp dahada asılıyorduk yaptığımız işe. Biz SAİTEM’li olmayı birbirmizden öğrendik, her zaman işimizi iyi yapınca mutlu olduk. Çünkü bize Hüsnü abinin verdiği bi fantezi dünyası vardı. Her zaman daha iyisini hayal ederdik, yetinmezdik.

Sürekli yeni arkadaşlar katıldı aramıza, çok eleştiriler aldık yeni arkadaşlarımızdan, onları ekibe kolay dahil etmediğimiz, sıcak davranmadığımızı söylediler. Bunları bize söylediler çünkü onlarda ekibe girmek için bizim kadar inatçıydılar, hırçındılar. Şuanki başkanımız M. Burak bu durumdan çok şikayetçiydi, her ne kadar biz böyle yapmadığımızı savunsakta her SAİTEM’li gibi bide gelen eleştiriler karşısında gerekli düzenlemeyi yaptık. Ne yazıkki ülkemizde kurulan üniversite topluluklarında kurucuların mezun olması ile topluluk dağılma sürecine girmekte.  Biz bu sorunu çözmek için ilk kurulduğumuz günden bu yana çalışma yapmaktaydık fakat değindiğim gibi yeni arkadaşlardan aldığımız eleştiriler doğrultusunda bunu kurumsal bir yapıya dönüştürmeye karar verdik ve 2009 yılında Kalite Departmanı Cansu Yılmaz yönetiminde faaliyete başladı.  Aldığımız emanetin öncelikle yeni arkadaşlara sağlam teslim edilmesi gerekiyordu ve ekibin emin ellerde olduğu konusunda kimsenin şüphesi yok. İlk zamanlar bize yol gösteren Hüsnü abinin gitmesi ile ne yapıcağımızı Erdem’le çokça defa konuşmuştuk. Aynı şekilde Efsane Makinacı Resul’ünde danışmanlığa geçmesiyle birlikte Erdem’le aynı endişeyi çokça defa dile getirmiştik. Ama gördükki SAİTEM bir kültürdü ve Resul’ün sorumluluklarını alan Şenol aldığı emaneti sapsağlam taşıdı.

Yazımın bu anında kadar hep geçmiş zamanda cümleler kurdum. Ama burdan anlaşılmasınki anlattığım SAİTEM kültürü geçmiş zamana ait. Zaten SAİTEM üyesi olmak için öncelikle SAİTEM kültürü taşıması gerekir. Buradan yeni arkadaşlarıma selam ederim.  Biz aldığımız emaneti sapsağlam vermenin gururunu taşıyoruz, sizlerde öncelikle emaneti sağlam vermek için çalışın. Zaten SAİTEM kültürü sağlam kaldıkça başarılar gelecektir.

Yaziyi gonderen Tarık Akkoyunlu in: SAITEM | Etiketler:

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel