Kas
29
2009
2

SAITEM’de Malzeme Bilimi

Herkese Merhabalar,

Üniversitelerde, özellikle de öğrenci kulüplerinde sürekli yaşanan olağan bir probleme değinmek istiyorum. Kulüplerin sürdürülebilirliği noktasında, yeni arkadaşlara ulaşmak, yeni ekip arkadaşlarının sürece dahil edilmesi ve birikimin bu yolla geleceğe aktarılması noktasında bir hayli eksiğiz ülke olarak. Bundan önceki süreç gösterdi ki, öğrencilerden kaynaklı sorunlar olabileceği gibi eğitim sisteminin de getirdiği bir sıkıntı var burada. Sistem lisans öğrencilerini daha çok cesaretlendirmeli, SAITEM benzeri oluşumlara öğrencileri daha çok teşvik etmeli. Bizler de yeni ve istekli arkadaşlara her zaman çok ihtiyacımız olduğunu ifade edebilmeliyiz.

Ekibe ilk başvurduğumda açıkcası ekipte ne yapabileceğimi, hangi işin neresinden tutabileceğimi pek bilmiyordum. Tek bildiğim şey bu ülke için birşeyler yapmaktı. Metalurji ve Malzeme mühendisliği öğrencisiydim. Ama okulda aldığımız eğitimle, SAİTEM’de yapılanları gördüğümde ikisini yanyana bir türlü koyamıyordum. Malzeme mühendisleri olarak ekibe katıldığımızda, bu düşünce hengamesinde fikirlerimizi yönlendiren ve cesaret veren Barış,Ersin,Resul ve Actionman Hüsnü abi olmuştur. İlk toplantıda kompozit malzemeleri konuşmuş ve araştırmaya başlamıştık. Biz katılmadan önce ekipte malzeme mühendisliği’nden bir üye bulunmuyordu ve bu nedenle bu konularda çok eksiktik.

2006 yılında Metalurji ve Malzeme müh.’den 3 arkadaş olarak ekibe katılmıstık. Tarık,Hüseyin can ve bendeniz. Kompozit üzerine ekip olarak geçtiğimiz süreçte çok çalıştık, özellikle Tarık ve Mehmet bu konuda çok ciddi bir birikim edindiler(açıkcası Türkiye’de üstlerine tanımıyorum). SAGUAR X5′in kanopisi cam elyaf-polyester kompozitten yapılmıştı. SAGUAR X6′da yanlıs hatırlamıyorsam bunlara biriki küçük destek parçası eklenmişti. Birde eş zamanlı yapılan SAHIMO X2 şase ve kabuğu kompozit yapılan ilk SAİTEM aracı olma özelliğinde.
Ardından SAHIMO(X3)-MEKANO ile gelen karbon çılgınlığı, SAGUAR X7 ile devam etti. Son olarak da SAHIMO X4 ve SAGUAR NL ile infüzyon ve prepreg dünyasına adım atıldı. Ve hergeçen sene kalite ve başarılar giderek arttı.

Bu süreci detaylandırmayı Tarık ve Mehmet’e bırakıyorum. Benim söylemek istediğim şey, yıllar geçtikçe malzeme bilimine (kapsadıklarına) verilen önem de arttı. Ve bundan sonra da artması gerekiyor. Bundan sonraki süreçte, kompozit teknolojileri alanında ve genel anlamda malzeme bilimi başlığında yapmamız gereken çok ciddi çalışmalar var. Bu nedenle Malzeme Mühendisliği’nden arkadaşlara herzamankinden fazla ihtiyaç duyuyoruz. Birkaç başlık vermek gerekirse, gelişmiş kompozit teknolojileri, üretim teknolojileri ve işleme, photovoltaik teknolojiler, üretim teknolojisi olarak kaplama uygulamaları(CVD,PVD), tribology, kapsamlı yapısal-manyetik analiz (ANSYS)vb…

Özellikle 1.sınıf ve hazırlıktaki arkadaşlar, önemli olan bilgi seviyeniz değil. Siz de Türkiye için birşeyleri (ilk) üreten olmak istermisiniz ?

Bu soruya ne kadar büyük bir istekle ‘Evet’ diyebildiğiniz önemli…

Bayramınız kutlu olsun, esenlik ve başarı dolu nice bayramlara

Kas
21
2009
5

SAGUAR NASIL HAYAT BULUYOR?

DSC_0192Lansmanımızda da söylemiştik ‘Işık ona hayat verir’. Peki ya nasıl?  Nasıl güneşten elektrik enerjisi elde ediyoruz,  elde ettiğimiz enerji ne kadar yeterli bunlar ve bunlar gibi soruları sizler için cevaplamaya çalışacağız.

Geleceğimizin tehlikede olduğunun gün gibi ortaya çıktığı şu günlerde biz de güneş enerjisinden faydalanmak için güneş panelleri kullanıyoruz. Kullandığımız bu paneller kullanım alanlarına göre farklılık gösteriyor. Örneğin; eğer uzay endüstrisinde kullanacaksanız o zaman ihtiyacınız olan GaAs( Galyum-Arsenik) oluyor. Peki Galyum-Arsenik, silikon vs. neye göre sınıflanıyor; ihtiyaç duyduğunuz verim kullandığınız paneldeki yarı iletken malzemeye göre değişir. Bu yarı iletkenler ise; silis esaslı, galyum-arsenik ve kadminyumlu olabiliyor ve buna göre de isimlerini alıyor. Güneş panellerinin de doğal olarak kullanılan malzemelere göre verimleri, verimleri ile orantılı olarak da fiyatları değişiyor.

DSC_0193

Size kısaca bunun mantığını anlatayım;

Normalde panellerde katman bulunmakta bunlar n-tipi, orta ve p-tipi olarak 3 e ayrılır. N- tipi katmanda fosfor eklenerek negatif yük bulunur. P-tipinde ise bor ilave edilerek pozitif katman elde edilir. Çalışma prensibi ise;  Güneşten gelen ışık panele düştüğü zaman panel üzerinde bir gerilim oluşur ve bu enerjiden dolayı malzemede elektron kopar.  Ne tam iletken nede yalıtkan ve katmanlı yapıya sahip bu malzemeler arasında bir elektron alış-verişi olur ve elektron n-tipi katmandan p-tipi katmana doğru hareket ederken boşluk kısmına ilave ettiğimiz tel ile oradan elektriği çekmiş oluruz. Burada üretilen elektrik ise kullandığınız panellerdeki yüzey alanına göre değişiyor bu 1 ila 150 Watt olabiliyor. İşte bu kadar basit demek isterdim ama kalite ayrıntıda gizlidir…

Bu ayrıntılardan bir tanesi de elde ettiğiniz verim oluyor. Günümüzde dünyada bu panellerden elde edilen verim %30’lara ulaşmaktadır. Ayrıca son yarışımız Global Green Challenge da bu verimlere yaklaşan güneş panelleri kullanan ekipler bulunmakta ve Global Green Challenge bünyesinde nerdeyse her çeşit güneş paneli kullanan ekipler bulunmaktadır.

DSC_0019

Peki ya biz hangi güneş panelini kullanıyoruz?

Bizim seçtiğimiz panellerin verimi %21 civarında ve yaklaşık maliyeti 25000$ idi. Global Green Challenge’daki klasman farkı da verim farklılığından kaynaklanıyor. Yarışta iki tür panel kullanılmakta bunlar galyum-arsenik ve silikon esaslı paneller ve buna bağlı olarak da yarış iki farklı klasmanda yapılıyor. Bu ayrım neden mi yapılıyor çünkü galyum-arsenik esaslı panellerin verimi yaklaşık %30 civarında bu verim farkı sizin performansınızı da doğrudan etkiliyor. Galyum-Arsenik esaslı panellerin fiyatı 100.000$ civarında olduğu için genelde Silikon esaslı paneller tercih ediliyor…

Sonuç olarak her şeyimizin tükenmekte olduğu şu dönemlerde Güneş Enerjisine ihtiyaç artmakta ve buna bağlı olarak Dünya’da Global Green Challenge gibi yarışların önemi anlaşılmakta buna bağlı olarak ilgide artmaktadır.Biz de gelişen teknoloji ve ülkemizin geleceği doğrultusunda yeni projelerle bu serüvenin peşinden koşmaya devam edeceğiz.

Yaziyi gonderen NazimAcici in: SAITEM |
Kas
06
2009
2

Güzel Bir Yarışın Ardından

Siz düşünün ki iki yıldan beri sizlerin kapısını aşındırıyoruz. Biz diyelim ki yıllardır bu yarışı bekliyoruz. Hayal gibiydi her yönüyle. Zorluklar, kazalar, eğlenceler, stresler. Her şeyiyle gerçekten insanı geliştirici, tecrübe sahibi yapan bir yanı var bu yarışın.
Tatlı, sert rekabetler, dostluklar, yeni arkadaşlıklar. Ama en sonunda kazanan tabiî ki Dünya insanlığı oluyor.
Neyse yarışı nasıl bitirdik? Nasıl tamamladık onlardan bahsedeyim. Daha fazla yanlış anlaşılmalara yol açılmadan.
Yarışı genel klasmanda 15. Tamamladık. Yarışta 3 ana kategori var. GaAs (Galyum güneş panelli arabaların sınıfı), Silicon (Silicon güneş panelli arabaların sınıfı), birde Adventure ( Daha gerçekçi ama biraz hayal ürünü arabaların sınıfı).
Dediğim gibi genelde 15. Olduk. 1437 km yol kat ettik. 7 kere teknik aksaklıklar yüzünden durmak zorunda kaldık. Buna rağmen ilk kez katıldığımız yarışta gerçekten Türkiye’nin yüzünü kara çıkarmadığımızı düşünüyorum.
Biz Challenge sınıfının Silicon güneş gözeli arabalarından biriydik. Bu yüzden kendi klasmanımıza baktığımızda ( Silicon’da) 9. Olarak yarışı tamamlamış oluyoruz.
Neden bu ayrım yapılıyor? GaAs ve Silicon diye?
GaAs panele sahip olan arabalar, daha yüksek bütçeli, daha çok enerji gücüne sahip arabalar. Takdir edersiniz ki daha düşük enerjili bir arabayla sizden neredeyse %50 daha fazla güçlü bir arabayla yarışmanız oldukça zor olur. Zaten bu Silicon, GaAs ayrımını da biz kafamızdan yapmadık. Yarıştan sonra ödüller verilirken Silicon sınıfına ayrı GaAs sınıfına ayrı ödüller verildi. Daha doğrusu Yarışın 1. Si, 2.si ve 3.sü GaAs kullandığı için bu ödüller direk GaAs kullanan arabalara gitti. Genel klasmanda bu ilk 3’teki arabalardan sonra gelen araba Silicon gözeye sahipti ve Silicon sınıfında 1.olduğu için 1. Lik ödülünü aldı.
Umarım düşüncelerimizi anlatabilmişizdir. Kendi sınıfımızda Dünya’nın en iyi 10 güneş arabasından biri SAGUAR.

Yarışın yanı sıra düzenlenen aktivitelerle de diğer ekiplerin ve yarış komitesinin ilgi odağı olduk. Bu sempati ve yaklaşımı uzun yıllar sürdürmeyi umut ediyorum. Ediyorum ki Türkiye’nin tanıtımına elimizden geldiğince hem teknolojik anlamda hem de sosyal anlamda katkıda bulunabilelim.

Bu yarışa katılmadan önce zor olacağını tahmin ediyorduk. Ancak bu kadar zorluklarla dolu olacağı sanırım aklımızın ucundan geçmezdi. Büyük tecrübeler kazandığımıza inanıyorum. Bir sonraki yarışta umarız ki daha iyi derecelerle ülkemize döneriz.

Son olarak WORLD SOLAR CHALLENGE boyunca bizi yalnız bırakmayan tüm destekçilerimize ve sponsorlarımıza, Okulumuza en içten dileklerimle şükranlarımı sunuyorum.
Bir sonraki yarışta görüşmek üzere…

MBM

Yaziyi gonderen MehmetBurakMISIRLI in: SAITEM |
Kas
02
2009
14

SAGUAR DÜNYA’NIN EN İYİ 10 GÜNES ARABASINDAN BİRİ

4041138393_753abd89c4

Zorluklarla dolu bir yarışı daha sonlandırdık. Yaşanılan aksiliklere rağmen bütün imkanlari zorlayarak Dünya’nin en büyük üniversitelerinin arasında adımızı duyurmayı başardık. 1437 km ile kendi sınıfimızda yarışı 9. tamamlayarak ilk kez katıldığımız World Solar Challenge’ta istediğimizi tam olarak alamasakta basarılı bir yariş çıkardığımızı düşünüyoruz. Türkiye’den katilan ekipler olarak (diğeri de İTÜ SCT) büyük başarı gösterdik. Alternatif enerjiler konusunda Turkiye’ninde bu yarışta olduğunu artık tüm Dünya biliyor. İTÜ’de 1380 km lik derecesiyle kendi kategorimizde 10. oldu. Bir nevi Double double yapmış olduk. Bu başarılardan dolayı hem kendimizi hem de İTÜ”lü kardeşlerimizi kutluyorum.

Kısıtlı zamanımız olduğu için yarışın detaylarını en kısa zamanda sizlere aktaracağız.

Görüşmek üzere

MBM

Yaziyi gonderen MehmetBurakMISIRLI in: SAITEM |

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel